• Kiraz Ağacı

Çocukların Oyunlarını KontrolEtmeyi Bırakın!

Updated: Nov 13, 2018

“Kes şunu!” diye avazı çıktığı kadar bağırdı küçük bir kız. “Evet!” diye haykırdı diğer kız. “Geri çekil!”



Ormanın uzak köşesinden ileriye doğru baktığımda, bir grup küçük kız

çocuğunun el ele tutuşarak az önce yaptıkları bir çadırın önünde duvara

benzeyen bir şey oluşturduklarını gördüm. Tam önlerinde, yüzü pancar gibi

kıpkırmızı olmuş küçük bir oğlan çocuğu duruyordu. Çocuk resmen tepeden

tırnağa titriyordu.


“Hayır, çekilmeyeceğim!” diye bağırdı onlara. “Oynamama izin vermeniz

gerekiyor! Kurallar böyle!” Tehlikeli bir şekilde onlara doğru yaklaştı.


Çocukları gözlemleyen yetişkinler endişeli bakışlarla bana doğru baktılar.

Onlara, gözlemlemelerini ama ağaçların arasına yakın ve gizli kalmalarını

söyledim. Bu sırada gizli gizli, “Acaba şu an müdahale etmeli miyiz?” diye

düşünüyordum. Ama içimden bir ses beklememi söylüyordu. Küçük oğlan

çocuğu birdenbire yukarı doğru uzandı ve çadırlarının bir parçasını yırtıverdi.

“Yapma, dur!” diye bağırdı kızlardan biri. Geri adım atmadılar. Birkaç küçük

wkız daha geldi ve onlarla birlikte bir duvar oluşturdu. Küçük oğlan çocuğu

birden çadırlarının içine girdi ve içeride sakladıkları “değerli taşları” alıp

koşarak kaçtı.


Kızlar birbirlerinin ellerini bıraktı ve kaçan çocuğun peşinden onu kovalamaya

başladılar. Çocuğu yakalamak için ağaçların etrafında dönüp durdular.

Sonunda çocuk bir engele denk geldi ve durup yüzünü onlara doğru döndü.

Ellerini uzattı ve “Tamam! Alın bakalım!” dedi. Çaldığı taşları geri iade etti,

öfkeyle onlardan uzaklaştı ve en sonunda gidip somurtkan bir şekilde eski bir

meşe ağacının önünde oturdu. Kızlar çadırlarının içinde evcilik oyunlarına

kaldıkları yerden devam ettiler.


İki dakika bile geçmeden çadır grubunun içindeki kız çocuklarından biri, oğlan

çocuğunun oturduğu yere doğru yürüdü. İzleyen her yetişkini şaşırtan bir şey

yaptı. Gidip onun yanına oturdu. Gözünün içine baktı ve yavaş bir sesle

onunla konuşmaya başladı. Oğlan çocuğu sesini tekrar yükseltmeye başladı.

Kız, sabırlı bir şekilde parmak kaldırdı ve bağırmasının bitmesini bekledi.

Oğlan sonunda sessizleşti. Birkaç dakika sonra birlikte ayağa kalktılar. Kız

oğlanın elini tuttu ve onu çadırdaki kız grubunun yanına doğru götürdü. Oğlan

onlara bir şeyler söyledi ve kızlar onu oyuna davet ettiler.


Peki ya çocukları izleyen yetişkinler hemen müdahale etselerdi? Ya ufacık bir

anlaşmazlık işareti görür görmez hemen olaya girselerdi? “Uslu olun kızlar.

Onun da oynamasına izin verin” diyebilirdik. Ya da oğlan çocuğuna bağırmayı

bırakmasını söyleyip ona, bunun bir oyuna dahil olmak için hiç de iyi bir yol

olmadığını açıklayabilirdik. Ama bu şekilde neyi başaracaktık?


Bu çocuklar dakikalar içinde çok önemli hayat dersleri öğrendi: Denemesi ve

çocuklara öğretmesi oldukça eziyetli olan sosyal ve duygusal becerileri. Bu

gerçek yaşam deneyimi sayesinde çocuklar kendilerini nasıl savunacaklarını,

öfkeyi ve hayal kırıklığını nasıl ele alacaklarını ve en önemlisi empatiyi

öğrendiler.


Empati duyuyor rolü yapamazsınız! Ya da çocuklara saatler boyunca diğer

çocukları da oyuna dahil etmenin ne kadar önemli olduğu üzerine ders

veremezsiniz. Çocuklar bu tür şeyleri pratikle öğrenmeli. Hem de bir sürü

pratik! Bu pratik en iyi, diğer çocuklarla birlikte oynadıkları gündelik oyunlarla

yapılır. Özellikle de çocukların amaçsızca dolaştığı, keşfettiği ve yetişkin

dünyasından uzakta kalarak oynadığı açık havada.


Bugün çocukların çoğu zamanlarının büyük çoğunluğunu kapalı alanlarda ve

yetişkinlerin doğrudan denetimi altında geçiriyorlar. Hem okulda hem de okul

dışında çocukların uyanık geçirdikleri her saati dikte ediyoruz. Oyun fırsatları

bile iyi niyetli yetişkinler tarafından düzenleniyor ve kontrol ediliyor. Bir saat

süren teneffüsleri, 20 dakikalık kurallarla dolu hareket fırsatlarına indirildi.


Çocuklara ne yapabilecekleri ve ne yapamayacakları söylenirken, kovalamaca

ve saklambaç gibi pek çok geleneksel oyun artık birer nostalji olmaya başladı.

Çocukları eğlendirmek, mutlu etmek ve güvende tutmak için yetişkinler

tarafından oyun grupları düzenlendi. Bir zamanlar çocuklar için geleneksel

olan şeyler (mahalledeki deniz ya da nehir kenarına gidip suda oyun oynamak

gibi), tamamen ticari olan ve beceri geliştirmeyi vaat eden aktivitelere

dönüştü.


Bu arada öğretmenler de çok sayıda çocuğun okulda duygularını regüle etme

konusunda sorun yaşadığını, yetki alma konusunda bocaladığını ve

karşılaştıkları neredeyse her zorlukta sürekli yetişkin güvencesi aradığını

bildirmeye başladı. “Sürekli birbirlerini ispiyonluyorlar” diyor bir öğretmen. Bir

başkası ise “Bu günlerde bir yetişkinden sürekli rehberlik almayan bir çocuk

görmek neredeyse imkansız” diyor.


Ancak ironik bir şekilde çocuklarımızı daha zeki, daha uslu, daha özgüvenli ve

daha sosyal yapmayı iddia eden organize programlara onları yazdırmaya ve

bu konularda bilgi aramaya devam ediyoruz.


Gerçek şu ki yetişkin tarafından yönetilen hiçbir program mükemmel değildir.

Çoğu da çocuklara bu becerileri veremeyecektir. Çocuklar, birbirleriyle nasıl

sosyal olarak etkileşime gireceklerini, yeni durumlar karşısında nasıl özgüvenli

ve yetkin olabileceklerini ve cömertlik ve nezaket gibi güçlü karakter

özelliklerini nasıl geliştirebileceklerini ilk elden deneyimlemeli ve öğrenmeliler.

Tıpkı yeni motor becerileri öğrenirken olduğu gibi çocuklar, kendileri

tarafından yönetilen oyun deneyimlerini ne kadar fazla yaşarlarsa, farklı

sosyal durumlarda o kadar rahat olurlar.


Eğer çocukların gerçekten her gün hem okulda hem de okul dışında

arkadaşlarıyla saatlerce oyun oynayacak kadar zamanları olursa; uzlaşma,

karşılıklı alışveriş, problem çözme, empati, nezaket, paylaşma, şefkat ve çok

daha fazlasını öğreneceklerdir. Yapmamız gereken tek şey, çocuklar

arasındaki her etkileşimin her sonucunu çılgınca kontrol etmeyi bırakmak.

Geri çekilip çocukların oyun oynamalarına izin vermemizin zamanı geldi artık.

Çünkü gerçek dünyayla başa çıkmayı öğrenmelerinin tek yolu bu.


 


Kaynak: https://www.washingtonpost.com/news/answer-

sheet/wp/2015/12/11/why-adults-have-to-stop-trying-so-darn-hard-to-

control-how-children-play/

156 views

©2018 by S.S. Kiraz Ağacı Eğitim Kooperatifi

Orhangazi Mahallesi, Yeşilyurt Sk. No:9   Odunpazarı/Eskişehir

0 507 233 24 90

 kirazagaciegitim@gmail.com